herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
herşey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2013 Cuma

Yaratıcı baş harfler :) Kendin yap..

İşte benim aşklarım için oluşturduklarım :)
Üç yeğenim için hazırladıklarım..
Tek tek de çerçevelenebilir yada üçü kolaj  oluşturabilir:)

                                  







11 Aralık 2012 Salı

Ben bu mumya fikrine bayıldım:)

Hayal gücünüz 
o an ki ruh haliniz
espri yeteneğiniz
bu mumyayı ne haller sokar kim bilir:)








5 Aralık 2012 Çarşamba

Ponpon yapımı

Bir çok kişi bunu bilse de ve hatta bende makinesi olsa da her gördüğümde dikkatimi çekiyor tekrar paylaşmak istiyorum bu tür kolay işleri:)

Gerisi yine sizin hayal gücünüze kalmış :)









Süper bir oyun :)










Fotoğraflar web den alıntıdır.


23 Kasım 2012 Cuma

2 çoraaappp 1 kardan adam

İlk gördüğüm an bayıldım bu kardan adamlara :)
Yaratıcılık denen kavrama,
Geri dönüşüm denen kavram
Tek kelime ile ba yı lı yo rum :)

Ve her şeyin hazır alınmasından herkesin bir örnek dolaşmasından 
hiç ama hiç hoşlanmıyorum ..












20 Kasım 2012 Salı

Saksılardan insan figürü

Burada asker olarak tasarlanmış olsa daaaaaa
Farklı boyutlarda, farklı renklerde, farklı modeller yaratılabilir:)

Mesela yeşil tonlarında çalışılarak bahçe düzenlemesinde kullanılması hoş olacaktır.








Yaratıcılık bebekleri

3 renk yün

Eski kazak parçaları

Oyuncak makinelerinden çıkan toplar

Simli yaldızlı kartlar

Bir tahta parçası

Veeee yaratıcılık :)

Bunu da çok beğendim çok hoş 












Raptiyeden fotoğraf şaheserleri

Düşüncesi
Hayat geçirilişi
Sabrı
Sonucu ile 
Bence olağanüstü bir çalışma

33 yaşında Eric Daigh










18 Kasım 2012 Pazar

Su içmeyi unutuyor musunuz? Artık çok kolay :)




Gerçekten herkes bunun önemini bildiği halde unutuyor su içmeyi. Bunun için artık bir kolaylık var. Su markam Hayat Su olmasa da sitesinde güzel bir program paylaşmış. Bilgisayarınıza indiriyorsunuz verilerinizi giriyorsunuz ve günlük su içme miktarınızı söylüyor ve size belli aralıklarla ekranın sağalt köşesinde hatırlatıyor



Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı,  suyun faydaları ve tüketilirken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi;
  •  Bağışıklık sisteminin görevini yerine getirmesini sağlar, zinde ve dinç kalmada yardımcıdır.
  •  Hücrelere besin ve oksijen taşıyarak atıkları uzaklaştırır. Böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcıdır.
  •  Vücudun ihtiyaç duyduğu minerallerin pek çoğunu sağlar, böylece günlük faaliyetler sırasında yakılan kalori miktarını da artırmış olur. 
  •  Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır. 
  •  Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur. Sıcak ve soğuk havaya vücudun uyum sağlamasını sağlar.
  •  Cildin esnek, pürüzsüz ve parlak olmasını sağlar. 
  •  Besinlerin sindirilmesinde görev alır. 
  •  Emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
  •  Eklemlerin kayganlığını sağlar. 
  •  Böbrek taşları, idrar yolu enfeksiyonları ve kabızlık gibi çeşitli hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. 
İçeceğiniz Suyun Kalitesine Özen Gösterin
Su; hidrojen ve oksijen atomlarından oluşur. Bunun yanında suyun içerisinde bir takım mineraller de vardır. Suda kalsiyum, magnezyum ve sodyum klorür bulunmaktadır. Bunlar normal bir su içeriğinde bulunması gereken maddelerdir.
Ancak bir de nitrit, kurşun, civa, gibi suyun içerisinde bulunmaması gereken maddeler vardır. Biyolojik bakteriler ve mikropların karışması suyun kirlendiği anlamına gelir. Terkos ve şebeke suları kontrollüdür; ancak içme suyu kalitesi farklıdır.
Şebeke sularında yapılan analizlerde toksik maddeler arındırılır. Biyolojik arıtma ise suya konulan klor ile sağlanır. Sebze meyve yıkama ve yemeklere katılan sulara bu açıdan dikkat edilmelidir. Biyolojik bakteriler ve mikropların suya karışması ile kolera gibi salgınlar olabilir. Sebze ve meyveleri yıkadığımız sulara biraz sirke konularak yarım saat bekletilmesi ile bakteriler yok edilebilir.
Vücutta Su Azaldığı Zaman Sağlığınız İçin Alarm Zamanıdır
İnsan vücudunun  % 70 -75’i sudur. Bu orana kan, hücre içi ve dışı tüm sular dahildir. Buna “total vücut suyu” denir. Total vücut suyu eksildiğinde vücut otomatik olarak eksikliğine dair belirti vererek su tüketilmesi ihtiyacını belirtir. Vücut suyu azaldığı zaman ve kayıp telafi edilememişse “dehidratasyon” yani “sıvı kaybı” meydana gelir. İshal, idrar, terleme gibi aşırı sıvı kayıplarında ve bu sıvı kaybından doğan ihtiyacın karşılanamadığı durumlarda meydana gelir. Su kaybı olduğu zaman beyinde bulunan susama merkezine uyarı gönderilir.
Su İçememe Gibi Bir Hastalık Yoktur
Midesi bozuk olan, kusan, yemek borusunda ya da sindirim sisteminde hastalığı olanlar su içmek istemeyebilir ancak tıpta suyu içememe gibi bir hastalık tarif edilmez. Genellikle şeker hastalarında aşırı su içme isteği görülür. Çok idrar çıkarıldığından su tüketme ihtiyacı artar.
Su Bağımlılık Yaratmaz
Çok su içmenin bağımlılık yaratma gibi durumu yoktur. Çay, kahve, çorba gibi sıvılarda susuzluk giderilebilir. Sakız çiğneme ile salgılanan tükrük geçici olarak susamanızı geçirir.Yani sadece su ile sıvı alımı olmamaktadır. Önemli olan sıvının organizmaya girmesidir. Ama insanlar susuzluğunu gidermek için su içer, aslında insanlar psikolojik olarak su ister. Soda mineralli bir sudur, hazmı ve sindirimi kolaylaştırır ama nitrit oranı önemlidir.
Sadece Su İçerek Zayıflanmaz
Su tüketmek geçici tokluk yaratabilir; ama fazla tüketmek de zararlıdır. Yemekten önce su içmek kişide geçici şişkinlik yapar. İdrar atımı ile bu durum geçer. Protein ya da yağlı gıdalar 2 ile 4 saat midede kalmaktadır. Su için böyle bir şey söz konusu değildir. Kişi açlığını su ile geçiriyor ve daha sonrada yemek yemiyorsa metabolizması ona uygun olduğundan zayıflıyor olabilir. Su içerek idrarla yağ da atılamaz. “Su, yağları eritir” inanışı doğru değildir.
Aşırı Sıcak Ve Soğuk Su İçilmemeli
Kalp hastaları soğuk su içtikleri zaman, bu durum yemek borusunun soğumasına ve damarlarda büzüşmeye neden olabilir. Çok sıcak ya da çok soğuk içme faydalı değildir. Farenjit gibi hastalıkların varlığında da içilecek su ne sıcak ne soğuk, oda sıcaklığında olmalıdır.
Suyu Plastik Kapta Saklamayın
İçilecek olan suyun kalitesine önem verilmelidir. Plastik şişede alınan sular, toprak ya da cam kaplarda saklanmalıdır.
Eğer saklanılan su yosunlaşma gibi yeşil renge dönmüş ise içerisinde organik madde var demektir. Bu suların tüketilmemesi uygun olacaktır.

15 Kasım 2012 Perşembe

Hiperaktif çocukların dramı


Bu sorunu çok yakınımdaki kişilerde yaşamış olduğumdan yayınlamak istedi.

Sabah haber bülteninde bir pedagog "yaramaz" kelimesinin sözlükten kaldırılması için Türk Dil Kurumu'na başvurmak gerekiyor diye bir ifade kullanmıştı... Cidden herkes tarafından farklı anlamlarda kullanılan bu kelime beni de rahatsız eden bir kelime...

Hiper aktif ve odaklanma sorunu yaşayan çocukların her birinin ayrı ayrı muhteşem bir özelliği bulunduğunu ve bu özelliğin bulunup çıkartılması gerektiğini ifade ediyordu. Bir kalıp insan yetiştirmeye meyilli bir millet olarak bence bunun değiştirilmesi gerekmekte. Hatta aynı pedegog artık aranan personellerde bu tür özelliklerin arandığını belirtmekte idi...

Bence günümüz çok ama çok önemli bir sorun...



Sanırım okul yılları en dramatik geçen çocukların başında, Albert Einstein gelir. Bilim dünyasının en zeki insanı olarak kabul edilen Einsten’in eğitim yaşamı tam bir dramdır.































Hiperaktif bir öğrencidir Albert. Kıpır kıpırdır, bir türlü yerinde duramaz. Öğretmeni ders anlatmaya başladığında canı sıkılır, onu bir türlü takip edemez. Hocası sosyal bilgiler, coğrafya anlatırken Albert bu konulara dikkatini veremez. Zira onun aklı sosyal bilgilere değil, fiziğe ermektedir. Matematik onun için bir haz kaynağıdır. Ama öğretmeni kafayı takmış ya, sırf onun iyiliği için ve öğrensin diye devamlı ceza vermekte, aşağılamakta, küçük düşürmektedir…
Sonunda babasını çağırır ve “Çocuğunuzda ‘dikkat eksikliği ve hiperaktivite’ bozukluğu var. Dersleri öğrenemiyor. Diğer öğrencilerin öğrenmesine de engel oluyor. Onu daha basit bir okula yazdırsanız iyi olur.” diyerek Albert’i okuldan uzaklaştırır.
Oğlu için üzülen baba, onu askerî okula verir. O dönemde askerî okullar, işe yaramayan çocukların ‘Hiç olmazsa asker olsun’ diye gönderildikleri yerlerdir.
Askerî okulda derslere başlayan Albert’i yeni öğretmeni keşfeder. Albert normal bir çocuk değildir, üstün zekalıdır. Hiperaktivitesi de üstün zekasının bir sonucudur. Zira üstün zekalı çocukların birçoğu zaten hızlıdır, hiperaktiftir. Ve bu çocuklara öğretilmeye çalışılan konular ilgi çekici değilse “dikkat eksikliği” zannedilen bir ilgisizlik de görülmektedir…
Batı dünyası geçmişte üstün zekalı çocuklara “zihinsel engelli” muamelesi yaparken aynı dönemde Osmanlı’da “Enderun mektepleri” vardır. Ender çocukların, yani üstün yetenekli çocukların gittikleri okullardı bu okullar…
Bu okulların en önemli özelliği, çocukların bir türlü yerlerinde duramıyor oluşları idi. Hatta enteresandır, eğitimciler üstün yetenekli çocukları bulabilmek için köy ve kasabaları gezer, çocukların saçlarını sıfır numara ile traş ederlerdi. Çünkü kafasında kırık, yarık olan çocukların üstün yetenekli olma ihtimali vardı da onun için. Zira bu kırık ve yarıklar, onların hareketli olup sağa sola koşup çarpmalarından kaynaklanmıştır diye düşünülmekteydi.
Tarihte ne kadar önemli kişi varsa her birisinde hiperaktif bir hâl görmek mümkündür. Mesela, İstiklal Marşımızın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy bir türlü yerinde duramayan ve mahalleliyi canından bezdirmiş bir çocuktur. Necip Fazıl Kısakürek de büyük bir enerji deposu gibi bir türlü dur durak bilmezdi. Atatürk de üstün yetenekleri daha çocukluk yıllarında keşfedilmiş hiperaktif bir çocuktu. Aynı dönemde yaşamış olan Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de hiperaktif bir çocuktu. Öyle ki kendisini durduramadığı için, bırakın yerleri, minarelerin tepesinde yürüyordu…
Ama bu çocuklar çevresi tarafından yeterince anlaşılamadığı için genellikle şımarık, yaramaz, beceriksiz olarak tanınırlar.
Halbuki hiperaktif bir çocuğunuz varsa dünyalar sizin olması gerekir. Ondan ne olmaz ki… Belki bir dünya lideri… Kimi zaman bir bilim adamı… Kimi zaman da gelmiş geçmiş zamanların en büyük sporcusu… Tıpkı Londra Olimpiyatları’nda 15 altın madalya kazanan, 39 dünya rekoru kıran ve olimpiyat tarihine ‘’tüm zamanların en iyi yüzücüsü’’ olarak geçen Amerikalı Michael Phelps gibi…
Biz ülke olarak olimpiyatlardan 1 tek altın alsak zil takıp oynayacağız ama 27 yaşındaki bir delikanlı tek başına 15 altın madalya aldı…
Ancak Michael’in de eğitim yaşamı her hiperaktif çocuk gibi acıklı bir dram içeriyor…
Daha 7 yaşındayken yerinde oturmuyor, dersleri dinlemiyor. Sonunda öğretmeni “beni anlamıyor” diye Michael’in annesini okula davet ederek şu utanç dolu sözcüğü kullanıyor: ‘’Üzgünüm ama Michael hayatında hiçbir işe yoğunlaşamayacak kadar başarısız bir çocuk.”
Batıda böylesi trajedilere tek tük rastlanırken, ülkemizdeki durum içler acısı. Zira Türkiye üstün yetenekli çocuklar açısından bulunmaz bir altın madeni gibi.Maalesef çocuğu tanıma yeteneği olmayan öğretmenler, beş dakikalık psikiyatr görüşmeleri ve ilaç sektörünün teşvikleri ile koca bir milletin üstün yetenekli çocukları “Bundan hiçbir şey olmaz” denilerek harcanıyor, ilaçlanıyor…
Sizi bilmem ama bu çocukların düşürüldükleri durum benim çok zoruma gidiyor...
06.08.2012


Yazan: Adem GÜNEŞ

Hiperaktif çocukların dramı

9 Kasım 2012 Cuma

Aşk ve Öpücük


6 (600x401, 75kb)
Güney Kore
  
5 (558x700, 104KB)
Kremenchug, Rusya

2 (700x525, 127Kb)
Novosibirsk, Rusya  
3 (700x525, 174KB)
Rusya  
6 (700x524, 42kb)
 Rusya

5 (600x450, 55KB)
Kharkov, Ukrayna
6 (400x489, 39kB)
Tiflis, Gürcistan 
9a (504x699, 112KB)
İsviçre  
4 (400x617, 32KB)
Makedonya 
8 (290x474, 29kb)
İskoçya 
 9 (400x330, 28KB)
New York
2 (503x359, 52kb)
 ABD 
3 (400x419, 35kb)
Fas 
9c (500x375, 13Kb)
Ankara 
3 (480x640, 52KB)
Belçika 

4 (400x336, 22kb)
Peru  
2 (400x533, 42kb)
Estonya 
4 (225x300, 26KB)
Çek Cumhuriyeti
6 (324x500, 71KB)
 Finlandiya 
1 (337x450, 41KB)
 Kazakistan 
 3 (253x415, 42kb)
Kayseri
4 (295x443, 40kb)
Monako 
5 (400x329, 30Kb)
İngiltere
2 (450x410, 50Kb)
3 (480x640, 120KB)
Fransaverler


2 (525x700, 319KB)
İrlanda 


1 (700x566, 141Kb)
 Andorra la Vella 

5 (375x500, 91KB)
 Hollanda 

9 (500x375, 74KB)
Slovakya